Kayıtlar

ANTİK MISIRIN ÖLÜM SONRASI HİZMETKARLARI

Resim
 Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında "Ölümden sonra ki hizmetkarları" tabi ki Mısır uygarlığına göre  inceleyeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ey Ushabti, eğer çağrılırsan veya ölüler diyarında yapılması gereken herhangi bir işi yapmak için görevlendirilirsen ‘İşte buradayım’ diyeceksin. Antik Mısır hükümdarlarının ölümlerinden sonra hizmetkarlarının kurban edilerek onlarla birlikte gömülmesi, yaygın ama gerçeği tam olarak yansıtmayan bir bilgidir. Bu eksik ve hatalı bilginin popülerliğini Hollywood etkisi olarak açıklayabiliriz sanırım. Mısır bilimciler, Birinci Sülale döneminde hizmetkarların gömülmesi gibi bir uygulamaya dair spekülasyonlar bulunduğu ancak o zaman dahi bunun istisnai bir işlem olduğu konusunda hemfikirler. Ancak Mısır inanışlarında zengin ve önemli insanlara öte dünyada hizmet edilebilmesi için daha ilgi çekici başka bir yol var; hizmetkar heykelcik Ushabti. Eğer dünyanın çeşitli müzelerini gezme fırsatınız...

ONLARDA VAR BİZ DE YOK MU ?

  Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlere "onlarda olup bizde olmayanları anlatacağız" . Dilerseniz başlayalım... Japonyanın başına gelen felaketlerin sayısı ile nüfus yoğunluğunu düşünüldüğünde ve buradan elde edilen veriler de ölüm oranları ile karşılaştırıldığında, oldukça düşük rakamlar ile karşı karşıya kalıyoruz.  Peki, Japonya dünyada afetlere karşı en iyi hazırlanan ülke konumuna nasıl geldi? DEPREME DAYANIKLI BİNALAR Japonya'daki depremlerin devamlılığı göz önüne alındığında, tüm evler olası sarsıntılara dayanacak şekilde inşa edilmiş olduğu ortaya çıkıyor. Bunun temel nedeni; Japonya'daki mevcut yasaların sadece  depreme dayanıklı olan binaların  yapımına izin vermesi ve bunu belli ölçümlerle denetlemesi. Bu yasalar, okullar ve ofis binaları da olmak üzere tüm yapıları kapsıyor. Bunu yaparkende estetikten vaz geçmiyorlar bilakis;  Tokyo'daki ünlü Skytree, depreme dayanıklı geleneksel antik ahş...

NELER YAPIYORLAR?

  Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlere "deprem sonrası eğitimden"  bahsedeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Dünyamızın  tamamında fay hatları vardır ve dünya bu koca yükle 4.54 milyar yıldır yaşamaya alışmıştır ama bu fay hatlarıyla insanlık yaşamaya alışamamıştır. Bu alışkanlık ileri düzey ülkelerde biraz daha iyiyken bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde sıkıntılı sonuçlara neden olmaktadır.  Dünyamızda deprem bölgelerinde yaşayan ülkeler ( Pasifik  Deprem  Kuşağı) Şiliden kuzeye doğru Güney Amerika kıyıları, Orta Amerika, Meksika, ABD nin batı kıyıları ve Alaskanın güneyinden Aleutian Adaları, Japonya, Filipinler, Yeni Gine, Güney Pasifik Adaları ve Yeni Zelandayı içine alan  yerledir. Bu ülkelerde sık ve şiddetli depremler vardır. Bu bölgeler de depremle yaşamayı öğrenmişlerdir. Örneğin; insanların psikolojik ve akademik bilgileri yeterli düzeydedir. Belirli aralıklarla bu insanlara "deprem anı...

ULUSAL YAS

  Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlere "ülkelerin yas tutarken neler yapmaları gerektiğini, ulusal yasın ne olduğundan"  bahsedeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ulusal yas; bir milletin çoğunluğunun başına üzücü ve talihsiz bir durumun gelmesi halinde devlet yöneticilerinin aldığı, üzücü olaydan etkilenen insanları anlamak için uygulanan bir prosedürdür. Böylesi bir durumda halk yöneticilerin belirlediği sürede ( yas süresinde) bazı alışkanlıklarını değiştirmelidir. Örneğin eğlence programları, eğlence alanları kapatılmalı ya da gidilmemeli, iş yerlerinde okullarda, devlet kurumlarında bayraklar yarıya indirilmeli ve yas hakkında bilgi verilmelidir. Türkiye Cumhuriyetinde sadece TBMM binasında ki ve Anıtkabir de ki bayraklar yarıya indirilmez. Bunun dışında spor müsabakaları belli bir süre ertelenir, TV programları ve dizilere ara verilir, makyaj yapılmaz, renkli giyinilmez. Okullar yasın derecesine göre kapatılır (çok ...

YEDİ İKLİMİN SULTANININ AŞKI

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile " Osamanlı döneminin en büyük aşkı" hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Yıl 1520. Yavuz Sultan Selim’in tek oğlu Süleyman babasının vefatı üzerine herhangi bir zorlukla karşılaşmadan tahta oturur. Babası kılıç ve barutla imparatorluğu doğunun tek hâkimi haline getirmişti. Önce Safeviler sonra da Memlükler karşısında sadece 8 yıl içerisinde 3 büyük muharebeyle düşmanlarını dize getirmiş doğu Anadolu’yu, Levant’ı, Filistin’i, Mısır’ı ve kutsal toprakları fethetmişti. Süleyman’ın elinde ağzına kadar dolu bir hazine ve korkunç bir savaş makinesi, önündeyse fethedilmeyi bekleyen bir dünya vardı. Ancak agresif karakteriyle bilinen babasının aksine Süleyman son derece sakin uysal bir yapıya sahipti. Öylesine uysal bir yapısı vardı ki “Aslan öldü yerine kuzu geldi” lafı Avrupa saraylarında söylenecektir. Aslan mı yoksa kuzu mu olduğunu göstermesi de pek gecikmeyecekti. Aşağı yuk...

BİR AŞIK BİR HANEDANLIK

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile " bir aşk ve bir hanedanlık  " hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... 1520’lerin ortalarına gelirken Kral Henry’nin aklını en çok meşgul eden cümleler bunlardı. Henry bir kral figürü olarak kusursuz sayılırdı. Yakışıklı, uzun boylu atletik yapılıydı. İhtişamlı görüntüsü ve gözü pekliğiyle halkına önderlik edebilecek karizmatik bir adamdı. Henry’nin babası İngiltere’nin altını üstüne getiren güllerin savaşını bitirmiş büyük oğlu Arthur’u da siyasi açıdan çok faydalı olacak bir nikahla Aragon’lu Catherine ile evlendirmişti. Arthur genç yaşta öldüğünde Henry kendisinden 5 yaş büyük Catherine’le evlendi. Evlilikleri başta mutlu bir birliktelikti. Ama on beş koca yılın sonunda, Henry’nin hala bir veliahtı yoktu. Güllerin savaşı biteli çok olmamıştı. Eğer Henry’nin bir veliahtı olmazsa hem hanedanlık son bulacak hem de ada yine korkunç bir savaşın içine gömülecekti. Henry mutlaka...

YÖRÜK KADINLARININ ÇUVALLARI

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "YÖRÜK ÇUVALLARINI " hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Özellikle Türk tarihi açısında "yörükler" azımsanamayacak kadar önemlidir. Eski kültürümüzü, benliğimizi, keşif yolumuzu aydınlatırlar. Kültür ve Uygarlık penceremizi açarlar. Yörükler atlı göçebe kültürümüzün parçasıdırlar. Atlı göçebe kültürün temel mantığı ise olabildiğince pratik, hızlı, seyahate açık olarak günümüz jargonuyla yuvarlayabiliriz. Hayvanların bazen de savaşların peşinde aylarca günlerce gider; yaylak- kışlak bulduklarında ise kısa süreliğine yerleşik hayata geçerler. Bu nedenle yörüklerin tüm eşyaları hafif, sağlam ve kuvvetli olmalıdır.  Bazen topladıkları yiyecekleri, bazen hayvanlarını bazen de kendi eşyalarını koydukları günümüze kadar gelen "yörük çuvallarının" gizemi nedir peki ? Bir de ona göz atalım.  Yörükler, özellikle de yörük kadınları, yüzyıllar boyunca dillere des...

RENKLİ İNSANLAR DÜNYASI

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile " toplumumuzun neşe kaynağı  " Çingeneler hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım...   Çingeneler, her güne yeni bir umutla başlayan, acıyı neşeye, kederi ve tasayı yaşam sevincine dönüştüren insanlardır. Yeryüzünün belki de en gizemli, en renkli, diğer halklarla karışmama konusunda da en hassas ve en egzotik insanları “Çingeneler”. Çağlar boyunca mülkiyeti ve yerleşik olmayı dayatıcı yaşam biçimlerinden hep uzak olmuşlardır. Tarih kayıtlarının Çingenelerden bahsettiği ilk zamanlardan bu yana, merakın odağı haline gelmişler ve hem popüler kültürün hem de akademik çalışmaların en çok ilgi çeken konularından biri olmuşlar.Çingene dendiğinde akla göçebe yaşamları ve müzikle iç içe olan neşe dolu kültürleri geliyor değil mi? Çingenelerin tarih sahnesinde savaşları yok gibi. Yani kimse ile toprak kavgası yapmadılar, devlet kurmaya çalışmadılar, farklı kültürleri tahakküm altına ...

MERMERDEN TÜLLERE

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile " yüzün naralarında şeffaf bir tül, öyle bırakıvermişçesine gerçek  " mısralarının hikayesini anlacağız . Dilerseniz başlayalım... İlk izlenimde tozlanmaması için üzerleri örtülmüş heykeller olduğunu düşünmeniz oldukça normal. 19. yüzyılın İtalyan sanatçısı  Giovanni Strazza,  mermere zarafeti adeta dokumuş. Strazza 1818'de Milano'da dünyaya gelmiş ve 1875'de Milan'da vefat etmiştir. 1800'lü yılların gem ve mermer oymacılık sanatında duayenleşmiş olan sanatçı hakkında pek az bilgi bulunmasına rağmen sizlerle mermer oymanın zorluğundan, Strazza'nın usta işçiliğine doğru yol alacağız. Mermer Oymacılığı d oku inceliği ve oyma kabartma işlemi doğrudan ilişkili olan mermer, dünyanın en zor işlenebilen taşları arasında gösterilmektedir. Cinsinden dokusuna, kristal yapısından yoğunluğuna kadar hassas birçok etmenin işlenişini etkilediği bu taşlar tarihten günümüze ...

NORVEÇ MİTOLOJİSİ

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "Norveç Mitolojisi " hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Norveç mitolojisi diğer adıyla İskandinav mitolojisi İskandinav toplulukların Hristiyanlıktan önce ortaya çıkmış bir inanış, din ve efsanesidir.  Norveç mitolojisi nedir  denildiğinde akla yaratılış olarak karanlık ve soğuk kuzey, aydınlık ve sıcak güney ortada kalan yer için ise uçurum (Ginnungagap) vardır.  Bu uçurumu ise incelediğimizde Yunan mitolojisinde Khaos’a (boşluk) benzetebiliriz. Peki, kuzey ve güney diye adlandırılan yerlerin adı nasıl geçmektedir? Kuzey ve Güney Diyarlar Kuzeyde soguk ve karanlık diyarlar Nifleheim, diye geçerken Güney ise Muspell’dır. Norveç mitolojisinin efsanesine göre birgün Mupsell’ de çıkan kıvılcımlar Nifleheim’i eritti erimenin ardından damlalar aşağı doğru akmaya başladı Muspell ile Niflehim bir araya gelerek ilk dev olan Ymir ortaya çıktı. Bu yeni doğan dev sayesind...

MACAR KOLEKSİYONLARINDA Kİ TÜRK SÜSLEMELER

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "Macar Koleksiyonlarında ki Türk Süslemeler " hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Dokumalar ve ince süslemeler Macar koleksiyonerlerinin en gözde parçalarıdır. Bu süslemeler ve dokumalar aynı zamanda Osmanlı devletinin kuruluşundan yıkılışına kadar da en önem verdiği ayrıntılardır. Macar arkeoloğu Jozsef Hampel 1910 yılında yaptığı İslam Sanatları Sergisinde; Türklerin dokuma, ilmek, ipek ve kadife işçiliğinin, oyma sanatlarının en uç noktası eserleri toplamış ve sergiyi gezenlerden "evimizde gibiydik," yorumlarıyla başarılı bir sergi çıkarmıştır.  Ortak kültürümüzden de kaynaklanan "evimizde gibi hissettik" havasının elbette başka işaretleride vardır. Gül, lale sembolleri hem Osmanlı devletini hem de Macar krallıklarında kullanılan semboller olmuştur. Tabak içi süslemler, nar şekilleri, dişli yaprak motifleri, hem Osmanlı hem de Macar kültüründe önem...

LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile 2023 yılının en çok konuşulan, üzerine düşünülen, polemik konusu olan  "Lozan Barış Antlaşması " hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Türk Kurtuluş Savaşı’nın akıllara durgunluk veren bir başarı ile bitmesi, dünya üzerindeki emperyalist hesapları altüst etmiştir. ( Emperyalist: yayılmacı)  Mücadelemiz öyle haklı ve geçerli nedenlere dayanılarak yürütülmüştür ki, başlangıçta buna karşı olan güçler, sonunda davamızın tartışma konusu edilemeyecek kadar yerinde olduğunu anlamışlardır. Yeni Türk Devleti bir yandan Kurtuluş Savaşı’nı yürütürken, bir yandan da bu haklı  mücadelenin uluslararası alanda kabul görüp onaylanması için çalışmıştır. Büyük Zafer ile 1922 yılı sonbaharında askerî sonuç alınmış, bu sonucun bütün dünya tarafından tanınması, akıtılan kanların, harcanan olağanüstü çabaların boşa gitmemesi açısından bir zorunluluk  olmuştu.  Askerî zaferden...