Kayıtlar

başarı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ANTİK MISIRIN ÖLÜM SONRASI HİZMETKARLARI

Resim
 Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında "Ölümden sonra ki hizmetkarları" tabi ki Mısır uygarlığına göre  inceleyeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ey Ushabti, eğer çağrılırsan veya ölüler diyarında yapılması gereken herhangi bir işi yapmak için görevlendirilirsen ‘İşte buradayım’ diyeceksin. Antik Mısır hükümdarlarının ölümlerinden sonra hizmetkarlarının kurban edilerek onlarla birlikte gömülmesi, yaygın ama gerçeği tam olarak yansıtmayan bir bilgidir. Bu eksik ve hatalı bilginin popülerliğini Hollywood etkisi olarak açıklayabiliriz sanırım. Mısır bilimciler, Birinci Sülale döneminde hizmetkarların gömülmesi gibi bir uygulamaya dair spekülasyonlar bulunduğu ancak o zaman dahi bunun istisnai bir işlem olduğu konusunda hemfikirler. Ancak Mısır inanışlarında zengin ve önemli insanlara öte dünyada hizmet edilebilmesi için daha ilgi çekici başka bir yol var; hizmetkar heykelcik Ushabti. Eğer dünyanın çeşitli müzelerini gezme fırsatınız...

ULUSLARARASI MÜZELER KONSEYİ (ICOM)

Resim
Herkese merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defter’in bu sayfasında sizleri boş zamanlarımızda gitmekten hoşlandığımız müzelerin konseyine hatta bu konseyin de ilk gününe götüreceğiz… isterseniz başlayalım; ICOM 1946 yılında bir ihtiyaçtan ötürü doğmuştur. Siz sevgili okuyucularımız yazımızın genelinde bu ihtiyacın ne olduğunu anlayacağınız için buraya ikinci kez yazmıyoruz. Eğer ihtiyacın ne olduğunu bulursanız “iletişim” bölümünden bizimle iletişime geçebilirsiniz :) Paris de ilk toplantısı yapılan ICOM, kısa süre sonra da Meksika’da genel kurul toplantısı gerçekleştirir. 1948-1965 yilları arasında faaliyet alanını geliştirerek; organizasyon, sergi, fuar, sergilerin eğitici rolü, müzelerin nasıl olmasın gerektiği vb. bir çok konuda eğitimlere başlar. Her topluluğun içinde olabileceği gibi ICOM içinde de sorunlar meydana gelmiş hatta konsey aidatları ödenmediği gerekçesiyle kapatılması bile ileri sürülmüştür.1971 yılında düzenlenen konferansın ardından ICOM “eşit ha...

FARKLI BİR ÇANAKKALE

Resim
 FARKLI BİR ÇANAKKALE Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri “Kırmızı Defterin” bu sayfasında Çanakkale Zaferi'nin perde arkasında gelişen durumdan bahsedeceğim. İsterseniz başlayalım; Bilindiği üzere Çanakkale Zaferinde düşman askerleri ile uzun saatler savaşılmış normal bir cephe savaşının tam otuz katı mermi kullanılmıştır. Ortalama bir metrekareye 6000 mermi düşmüştür. Çanakkale Zaferinin sembolleşen durumlarından bir diğeri ise Seyit Onbaşıdır. Hakkında bir çok efsane türetilen ünlü Türk askerinin efsanelerini sizlere anlatmayacağım ama bu konu da başka bir çalışmada görüşeceğiz... Türk askeri bilindiği üzere yokluklar içinde seferberlikler sayesinde bu savaşa girmiştir. Durumları o kadar kötüdür ki soba boruları ve top bataryalarının basit düzenekler ile birleştirilmesi sonucunda ortaya çıkan silah benzeri ürünleri kullanarak savaşan Türk askeri bu zorluklara rağmen başarı göstermiştir. Bir savaş düşünün ki kadınlar keskin nişancı. Evet evet yanlış ...
Resim
 ACI ÇİKOLATA Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri "Kırmızı Defterin" bu sayfasında yediden yetmişe hepimizin tadına, kokusuna, dokusuna aşina olduğumuz çikolatanın, yaramaz kardeşi "acı çikolata" ile tanıştıracağım. İsterseniz başlayalım.. Çikolata her ne kadar çocukların hayat kaynağı olsa da acı çikolata değil çocukların yetişkinlerin bile el sürmek istemeyeceği kıvamdaymış eskiden. Tahmini olarak 1937 yıllarında Amerikan Ordusu'nun savaşlarda en aktif olduğu yıllardır. Savaşta ki askerlere de sürekli enerji verecek, tok tutacak, besin değeri yüksek, taşınabilir yiyecekler bulmak oldukça zormuş. İşte bu noktada Yüzbaşı Paul Logan hem yukarıdaki maddeleri eksiksiz yerine getirecek hem de "keyif için değil ihtiyaç için" yenilecek bir çikolata üretilmesi fikri ile Amerika'nın ünlü çikolata üreticisi Hershey ile iletişime geçmiş, ve tam da istedikleri gibi çikolatalar üretmeye başlamışlar. Netice ürettikleri çikolata öz...
Resim
 NEDEN İNSANLAR YÜRÜMEYİ BIRAKTI? Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri “Kırmızı Defterin” bu sayfasında insanların bir anda neden yürümeyi bıraktıklarını ne oldu da "taşıt" kavramını bu kadar sahiplendiklerini, aslında tüm sorularımızın tek bir cevapta nasıl toplandığını anlatacağım. Haydi başlayalım..  Evet sevgili okuyucularımız, sol tarafta gördüğünüz "yuvarlak" cisim tüm insanlık tarihi değiştirmekle kalmıyor, insanları dünyaya geldiğinden bu zamana kullandıkları en büyük işlevlerinden biri olan "yürüme" kavramını da ortadan kaldırıyor. Az önce "yuvarlak" olarak betimlediğimiz ama yaygın kullanım adı ile "tekerlek" keşfedildiği ilk zamanlarda maalesef yuvarlak değil bilhassa "kare" idi. Fakat kare bir tekerleğin kullanımı oldukça zor olduğu için insanoğlu kare tekerleklerimizi yontarak günümüzde ki formuna getirmişlerdir. Hadi biraz daha derinlerine inelim şu tekerleğin : Günümüzde hayatımızı kol...
Resim
 PARNASSOS DAĞI (PARNASSUS) Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri “Kırmızı Defterin” bu sayfasında  daha önce yapmadığımız bir şey yaparak bu çok ünlü olan Parnassos Dağı eserini inceleyeceğiz. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; ben ve ekibim içinde sanat tarihi okuyan ya da muazzam ölçüde bu konuda bilgili bir kişi yok. Bu nedenle tamamen yaptığımız araştırmalar ve birazcık da kulak dolgunluğu ile bu yazı hazırlanmıştır... Bu Rönesans tablosunda Roma tanrılarının bir araya toplandığını görüyoruz. En önemli tanrıları olan Venüs ve Mars'ı hemen tespit edebiliriz. Sembolik bir yatağın önünde doğal bir kayalık kemer üzerinde gösterilmişler; arka plandaki bitkinin sağ tarafında (erkek olan) birçok meyve bulunurken ve döllenmeyi simgeleyen sol (dişi) kısımda ise yalnızca bir meyve bulunur. Venüs'ün duruşu antik heykelden gelmektedir. Onlara, maddi olanın aksine Anteros (cennetten gelen aşk) eşlik ediyor. İkincisi hala kemeri tutarken aynı zamanda, bir ...
Resim
 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE OJE Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. "Kırmızı Defterin" bu sayfasında sizleri renklerle dolu geçmişe götüreceğim. Bugün kadınlar kadar erkeklerinde ilgisini ve dikkatini çeken ojelerin tarihine bakacağız. Haydi başlayalım... Yakın yüzyıllarda kadınların tırnaklarını süsleyen, bir çok insanın gelir kapısı (nail art vb.) haline dönüşen oje ve oje sektörü aslında kökeni itibariyle bizleri çok eski yıllara götürmektedir. Kadınlar parmaklarına ve tırnaklarına kına yakmaları oje serüvenlerinin başlamasına neden olmuştur. Kınanın ilk başlarda (Tunç Çağı olarak düşünülüyor) Hindistan'da yaygınlaştığını ve Hindistan da ki kadınların kullandığını görmekteyiz. "Babil Kraliyet Mezarlarında" yapılan kazılar sonucunda , ayrıca süslemelerde ki kadınların elleri incelendiğinde (MÖ.3200) de oje figürü karşımıza çıkmaktadır. Hindistan bölgesinde çoğumuzun da bildiği ( ve onaylamadığı) bir kast sistemi vardır. Bu kast sistemi tüm hayatl...
Resim
 TARİHİ KIYAFETLER Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. ”Kırmızı Defterin” bu sayfasında sizleri geleneklerine bağlılıkları ile bilinen Japon topraklarına götüreceğim, biraz terzi biraz dükkan gezdireceğim. Çayınız, kahveniz ve moda ufkunuz hazırsa haydi gidelim: Japonya bilindiği üzere tarihlerine, geleneklerine, toplumuna çok bağlı bir millettir. Geçmişten günümüze kadar eskimeden, popülerliğini de kaybetmeden bir çok yapı taşını tarih tünelinden geçirerek günümüzde kullanmışlardır. Bunların en başında kıyafetleri gelmektedir. Özellikle kadınları günümüzde dahi "milli kıyafetlerini" oldukça sık kullanmaktadırlar. Sadece kendileri kullanmakta kalmıyor globalleşen dünya pazarına da sunarak tüm dünyanın giymesini sağlıyorlardır. Törenlerde, festivallerde, kültürel etkinliklerde, dizi ve filmlerinde görmeye alışık olduğumuz Japon tarihi kıyafetlerini; kırsal alanlarda daha fazla tercih edildiğini bilmekteyiz. Geleneksel Japon kıyafetleri savaşlar, hava şartla...
Resim
 KAPI TOKMAKLARININ GİZEMİ Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri "Kırmızı Defterin" bu sayfasında Osmanlı Döneminden günümüze kadar gelen çok ince ayrıntıları ve naiflikleri içinde saklayan bir uygulamadan bahsedeceğim. Kapı tokmakları... Köylerden geçerken, ya da turistik ziyaretleriniz için gittiğiniz yerlerde ki kapılara dikkatli baktınız mı? Eğer baktıysanız bazı kapılarda iki tokmak olduğunu ve tokmakların çok süslü olduğunu fark etmiştirsiniz. İşte bunun nedeni Osmanlı Devletidir sevgili okuyucularım. Osmanlı Devletinin İslam Kültürü ve Osmanlı Medeni Hayatını harmanladığı bir gelenektir aslında. İslam kültüründe aile kavramı şeffaf olunmaması gereken bir konumdadır. Kadınlar (Osmanlı Döneminde) genellikle evlerinde olurlar, avlularında çocukları oyun oynarken onları izler, meyve ağaçlarının ve sebzelerinin yanında zaman geçirirler veyahut gelen kadın misafirleri ile avluda zaman geçirirlermiş. Eski zamanlarda kadınların evdeki kılık kıyafetle...

KADINLAR

Resim
 TARİHİN KADINLARI  Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. "Kırmızı Defterin" bu sayfasında sizleri çok uzaklara eski çağlara götürmeyeceğim, yakın zaman olarak sayılabilecek dönemlere götüreceğim. Çünkü konumuz çok önemli KADIN; Dünya tarihinin başladığı zamanlardan günümüze kadar dünyanın erkek önderliğinde yürütüldüğü, önemli ve ilk olanın, başarı sahibi kişilerin erkeler olduğu bizlere dayatıldı. Coğrafya fark etmeksizin liderlerin, efsanelerin, yöneticilerin, öncü kişilerinin her zaman erkeklerden oluştuğunu bir çok kaynakta görmekteyiz. Peki ya gerçekten de öyle mi? İşte sizlere bir kaç satır sonra yakın tarihe yön veren altı mükemmel kadın ve başarından kısaca bahsedeceği. Keyifli okumalar... Tarih üzerindeki en efsane isimlerden biri olan Kleopatra , “Bana karşı zafer kazandırtmayacağım” sözüyle kadın gücünün canlı örneklerinden biri olmuştur. Kaynaklara göre şu an ki Yunanistan topraklarında doğmuştur. Antik Mısır'ın son Helenistik kraliçes...