Kayıtlar

TATLI etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ANTİK MISIRIN ÖLÜM SONRASI HİZMETKARLARI

Resim
 Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında "Ölümden sonra ki hizmetkarları" tabi ki Mısır uygarlığına göre  inceleyeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ey Ushabti, eğer çağrılırsan veya ölüler diyarında yapılması gereken herhangi bir işi yapmak için görevlendirilirsen ‘İşte buradayım’ diyeceksin. Antik Mısır hükümdarlarının ölümlerinden sonra hizmetkarlarının kurban edilerek onlarla birlikte gömülmesi, yaygın ama gerçeği tam olarak yansıtmayan bir bilgidir. Bu eksik ve hatalı bilginin popülerliğini Hollywood etkisi olarak açıklayabiliriz sanırım. Mısır bilimciler, Birinci Sülale döneminde hizmetkarların gömülmesi gibi bir uygulamaya dair spekülasyonlar bulunduğu ancak o zaman dahi bunun istisnai bir işlem olduğu konusunda hemfikirler. Ancak Mısır inanışlarında zengin ve önemli insanlara öte dünyada hizmet edilebilmesi için daha ilgi çekici başka bir yol var; hizmetkar heykelcik Ushabti. Eğer dünyanın çeşitli müzelerini gezme fırsatınız...

Ünlü Alman ressam Hans Holbein ve ‘’Elçiler’’

Resim
 Ünlü Alman ressam Hans Holbein ve ‘’Elçiler’’ Herkese merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defter’in bu sayfasında sizlere ünlü Alman ressam Hans Holbein’in çok ses getiren eseri Elçiler’e göz atacağız isterseniz başlayalım… 16. yüzyılın önemli Alman portre sanatçılarından olan Hans Holbein, ayrıntılar üzerindeki gerçekçi çizimleriyle ön plana çıkar. Babasıyla aynı ismi taşımasından dolayı kendisi genç Holbein olarak bilinir. Babası daha çok dini konular hakkında resimler yaparken, genç Holbein burjuvayı resmeder. Holbein’in en bilinen eseri 1533 tarihli ‘’Elçiler’’ isimli tablodur. Kolları masanın üzerinde resmedilen iki kişiden soldaki; Fransa’nın İngiltere elçisi ve resmin siparişini veren Jean de Dinteville, sağdaki ise Lavaur Kardinali Georges de Selve. Georges de Selve’nin de Venedik ve İngiltere’de elçilik yaptığı göz önünde bulundurulursa tablonun isminin ‘Elçiler’ olması çok doğaldır Detaylara indiğimizde Jean de Dinteville’in elinde tuttuğu varaklı hanç...

NERDEN GELİYOR BU KAN?

Resim
 NERDEN GELİYOR BU KAN? Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları Kırmızı Defter’in bu sayfasında sizleri geçmişte yaşamış fakat günümüzde değişik bir olayla gündem olan bir hanımefendiden bahsedeceğiz dilerseniz başlayalım.. Lady Day olarak da bilinen Xin Zhui, antik Çin’deki Batı Han hanedanlığı döneminde Dai’nin Markiziydi. Mezarı, ölümünden 2000 yıl sonra yanında birçok değerli eser belge ile birlikte Çin’de Mawangdui adında bir tepenin içinde bulundu. Buraya kadar her şey normal. Ancak herkesi şaşırtan şey, vücudunun ölümünden binlerce yıl sonra bile ne kadar iyi korunmuş olduğuydu. Lady Day tüm organları sağlam ve kan damarları bozulmamış olarak bulundu, hatta damarlarında az miktarda A Tipi kan da vardı ve saçları ve kirpikleri hala duruyordu. Bilim adamları midesinde kavun tohumlarını buldular ve bu sebeple kavun mevsiminde yaz aylarında öldüğüne inanılıyor. Diğer taraftan bu, kavun yedikten sonra birkaç saat içinde öldüğü anlamına da geliyor. Herkeste merak ...

AYÇİÇEKLERİ

Resim
AYÇİÇEKLERİ ("The Sunflowers") Herkese merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defter’in bu sayfasında sizleri misler gibi kokan bir çiçek tarlasına ya da tablosuna götüreceğiz isterseniz başlayalım… Ernest Biéler, çok yetenekli bir İsviçreli ressam, tasarımcı ve matbaacıydı. 1910'da Neuchâtel'de Léopold Robert Galerileri'nde sergilenen 155 parça ile çalışmalarına ayrılmış önemli bir sergi açıldı. Aynı yıl, sanatçı bu yazlık suluboyayı resmetti ve bu, açık hava resmine olan ilgisinin bir göstergesiydi. Ayçiçekleri, konunun grafik, dekoratif yönüne özel bir özenle ayrılmış mevsimlik çiçekleri tasvir ediyor. Tüm formları keskin ve düzgün bir çizgiyle ana hatlarıyla çizerken, guajda veya ara sıra suluboyada neredeyse tek tip renk alanlarındaki bu şekilde çalışma, Biéler'in 1905'ten sonraki stilinin tipik bir örneğidir. Sanatçının açıkladığı gibi, “Bir taslak, düz tonlar, az modelleme, net kontrastlar, kısacası yağlı boyanın getirdiği yaklaşımı...
Resim
 ACI ÇİKOLATA Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri "Kırmızı Defterin" bu sayfasında yediden yetmişe hepimizin tadına, kokusuna, dokusuna aşina olduğumuz çikolatanın, yaramaz kardeşi "acı çikolata" ile tanıştıracağım. İsterseniz başlayalım.. Çikolata her ne kadar çocukların hayat kaynağı olsa da acı çikolata değil çocukların yetişkinlerin bile el sürmek istemeyeceği kıvamdaymış eskiden. Tahmini olarak 1937 yıllarında Amerikan Ordusu'nun savaşlarda en aktif olduğu yıllardır. Savaşta ki askerlere de sürekli enerji verecek, tok tutacak, besin değeri yüksek, taşınabilir yiyecekler bulmak oldukça zormuş. İşte bu noktada Yüzbaşı Paul Logan hem yukarıdaki maddeleri eksiksiz yerine getirecek hem de "keyif için değil ihtiyaç için" yenilecek bir çikolata üretilmesi fikri ile Amerika'nın ünlü çikolata üreticisi Hershey ile iletişime geçmiş, ve tam da istedikleri gibi çikolatalar üretmeye başlamışlar. Netice ürettikleri çikolata öz...