Kayıtlar

AMERİKA etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ANTİK MISIRIN ÖLÜM SONRASI HİZMETKARLARI

Resim
 Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında "Ölümden sonra ki hizmetkarları" tabi ki Mısır uygarlığına göre  inceleyeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ey Ushabti, eğer çağrılırsan veya ölüler diyarında yapılması gereken herhangi bir işi yapmak için görevlendirilirsen ‘İşte buradayım’ diyeceksin. Antik Mısır hükümdarlarının ölümlerinden sonra hizmetkarlarının kurban edilerek onlarla birlikte gömülmesi, yaygın ama gerçeği tam olarak yansıtmayan bir bilgidir. Bu eksik ve hatalı bilginin popülerliğini Hollywood etkisi olarak açıklayabiliriz sanırım. Mısır bilimciler, Birinci Sülale döneminde hizmetkarların gömülmesi gibi bir uygulamaya dair spekülasyonlar bulunduğu ancak o zaman dahi bunun istisnai bir işlem olduğu konusunda hemfikirler. Ancak Mısır inanışlarında zengin ve önemli insanlara öte dünyada hizmet edilebilmesi için daha ilgi çekici başka bir yol var; hizmetkar heykelcik Ushabti. Eğer dünyanın çeşitli müzelerini gezme fırsatınız...

KARANFİL DEVRİMİ

Resim
  Hepinize merhaba sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlerle "KARANFİL DEVRİMİ"  hakkında konuşacağız dilerseniz başlayalım. Darbeler, -ne sebeple ve nasıl gerçekleşmiş olurlarsa olsunlar- toplumları ileriye değil, geriye götürürler. Ve genellikle, geniş hak kazanımlarına değil, sınırlı bir özgürlüğe sebep olurlar.Çok da uzak bir geçmişe dayanmayan Karanfil Devrimi, faşist yönetime karşı tek kurşun atılmadan gerçekleşmiş bir askeri darbedir. Biz de, dünya tarihinin önemli gelişmelerinden kabul edilen Karanfil Devrimi’ni hazırlayan koşullardan ve devrimin sonrasında yaşananlardan kısaca bahsetmek istedik. Karanfil Devrimi, 25 Nisan 1974’de Portekiz’de şiddet kullanılmadan gerçekleştirilen askeri bir darbedir. Portekiz’in otoriter diktatörlükten demokrasiye geçişini sağlayacak, iki yıllık bir değişim sürecinin başlangıcı kabul edilmektedir. Darbe olarak başlamış, ancak rejim değişikliğine götüren siyasal-sosyal bir devrime dönüşmüştür. Portekiz...

Soğuk Savaş Paranoyası:Dr. Strangelove

Resim
 Herkese merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defter’in bu sayfasında sizleri soğuk savaşın sıcak sularına bir paranoya hikayesine götüreceğiz. Dilerseniz başlayalım... 1964 yılı Stanley Kubrick yapımı filmimizin ilk sahnelerinde huzurlu bir müzik eşliğinde uçan savaş uçakları bile bize çok şey anlatır. Filmin ana karakterlerinden olan General Ripper, Yüzbaşı Mandrake’i arar ve bombardıman uçaklarına Plan R komutunu vermesini söyler. Böylece olaylar başlamış olur. Plan R, Washington saldırıya uğradığı anda emir komuta zinciri kırılırsa, saldırıdan haberi olan bir komutanın karşı taarruza geçmesini emreden acil savaş planıdır. Ancak bu emir verildiğinde Amerika’da herhangi bir acil durum yoktur. Sadece bu sahne bile insan hayatının nasıl hiçe sayıldığını ve küresel bir kriz yaratmanın ne kadar kolay olduğunu bize gösterir. Sürekli geliştirilmekte olan silahlanma yarışının kontrol edilemez bir noktaya gelmesi ve tarafların bu yaklaşımının insan haklarını ve insanlığ...

ULUSLARARASI MÜZELER KONSEYİ (ICOM)

Resim
Herkese merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defter’in bu sayfasında sizleri boş zamanlarımızda gitmekten hoşlandığımız müzelerin konseyine hatta bu konseyin de ilk gününe götüreceğiz… isterseniz başlayalım; ICOM 1946 yılında bir ihtiyaçtan ötürü doğmuştur. Siz sevgili okuyucularımız yazımızın genelinde bu ihtiyacın ne olduğunu anlayacağınız için buraya ikinci kez yazmıyoruz. Eğer ihtiyacın ne olduğunu bulursanız “iletişim” bölümünden bizimle iletişime geçebilirsiniz :) Paris de ilk toplantısı yapılan ICOM, kısa süre sonra da Meksika’da genel kurul toplantısı gerçekleştirir. 1948-1965 yilları arasında faaliyet alanını geliştirerek; organizasyon, sergi, fuar, sergilerin eğitici rolü, müzelerin nasıl olmasın gerektiği vb. bir çok konuda eğitimlere başlar. Her topluluğun içinde olabileceği gibi ICOM içinde de sorunlar meydana gelmiş hatta konsey aidatları ödenmediği gerekçesiyle kapatılması bile ileri sürülmüştür.1971 yılında düzenlenen konferansın ardından ICOM “eşit ha...

Ünlü Alman ressam Hans Holbein ve ‘’Elçiler’’

Resim
 Ünlü Alman ressam Hans Holbein ve ‘’Elçiler’’ Herkese merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defter’in bu sayfasında sizlere ünlü Alman ressam Hans Holbein’in çok ses getiren eseri Elçiler’e göz atacağız isterseniz başlayalım… 16. yüzyılın önemli Alman portre sanatçılarından olan Hans Holbein, ayrıntılar üzerindeki gerçekçi çizimleriyle ön plana çıkar. Babasıyla aynı ismi taşımasından dolayı kendisi genç Holbein olarak bilinir. Babası daha çok dini konular hakkında resimler yaparken, genç Holbein burjuvayı resmeder. Holbein’in en bilinen eseri 1533 tarihli ‘’Elçiler’’ isimli tablodur. Kolları masanın üzerinde resmedilen iki kişiden soldaki; Fransa’nın İngiltere elçisi ve resmin siparişini veren Jean de Dinteville, sağdaki ise Lavaur Kardinali Georges de Selve. Georges de Selve’nin de Venedik ve İngiltere’de elçilik yaptığı göz önünde bulundurulursa tablonun isminin ‘Elçiler’ olması çok doğaldır Detaylara indiğimizde Jean de Dinteville’in elinde tuttuğu varaklı hanç...

BİR GARİP DOMATES DAVASI

Resim
 BİR GARİP DOMATES DAVASI Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları Kırmızı Defter’in bu sayfasında sizleri geçmişte yaşanan tuhaf bir davanın hikayesine götüreceğiz dilerseniz başlayalım. Günümüzde yaz kış tükettiğimiz sofralarımızın ayrılmaz parçası domates; bir zamanlar Avrupa da “zehirli ve kötü” bir yiyecek olarak kabul ediliyormuş. Bunun nedeni ise doktorlar, domatesin sadece apandisite değil, aynı zamanda mide zarına yapışan domates kabuklarından kaynaklanan mide kanserine de neden olduğundan korktukları için domates yemeye karşı insanları uyarırlarmış..  Bu nedenle de çok fazla hasadı yapılmaz tüketilmezmiş. Fakat Robert Gibbon Johnson isimli bir kişi yurt dışından domates fideleri getirerek kendi topraklarında yetiştirmeye ve satmaya başlamış. Fakat insanlar domatesi sadece süs için alıyor domatesler büyüyünce çöpe atıyorlarmış. Robert Johnson hem domates yemekten hem de domates hasadı ile uğraşmaktan vazgeçmemiş olacak ki bu konuyu yüce mahkemeye taşıma...
Resim
 ACI ÇİKOLATA Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri "Kırmızı Defterin" bu sayfasında yediden yetmişe hepimizin tadına, kokusuna, dokusuna aşina olduğumuz çikolatanın, yaramaz kardeşi "acı çikolata" ile tanıştıracağım. İsterseniz başlayalım.. Çikolata her ne kadar çocukların hayat kaynağı olsa da acı çikolata değil çocukların yetişkinlerin bile el sürmek istemeyeceği kıvamdaymış eskiden. Tahmini olarak 1937 yıllarında Amerikan Ordusu'nun savaşlarda en aktif olduğu yıllardır. Savaşta ki askerlere de sürekli enerji verecek, tok tutacak, besin değeri yüksek, taşınabilir yiyecekler bulmak oldukça zormuş. İşte bu noktada Yüzbaşı Paul Logan hem yukarıdaki maddeleri eksiksiz yerine getirecek hem de "keyif için değil ihtiyaç için" yenilecek bir çikolata üretilmesi fikri ile Amerika'nın ünlü çikolata üreticisi Hershey ile iletişime geçmiş, ve tam da istedikleri gibi çikolatalar üretmeye başlamışlar. Netice ürettikleri çikolata öz...