Kayıtlar

TÜRK etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ANTİK MISIRIN ÖLÜM SONRASI HİZMETKARLARI

Resim
 Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında "Ölümden sonra ki hizmetkarları" tabi ki Mısır uygarlığına göre  inceleyeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ey Ushabti, eğer çağrılırsan veya ölüler diyarında yapılması gereken herhangi bir işi yapmak için görevlendirilirsen ‘İşte buradayım’ diyeceksin. Antik Mısır hükümdarlarının ölümlerinden sonra hizmetkarlarının kurban edilerek onlarla birlikte gömülmesi, yaygın ama gerçeği tam olarak yansıtmayan bir bilgidir. Bu eksik ve hatalı bilginin popülerliğini Hollywood etkisi olarak açıklayabiliriz sanırım. Mısır bilimciler, Birinci Sülale döneminde hizmetkarların gömülmesi gibi bir uygulamaya dair spekülasyonlar bulunduğu ancak o zaman dahi bunun istisnai bir işlem olduğu konusunda hemfikirler. Ancak Mısır inanışlarında zengin ve önemli insanlara öte dünyada hizmet edilebilmesi için daha ilgi çekici başka bir yol var; hizmetkar heykelcik Ushabti. Eğer dünyanın çeşitli müzelerini gezme fırsatınız...

KAHVE

Resim
Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlere "kahve çekirdeğinin yolculuğundan "  bahsedeceğiz. Dilerseniz başlayalım...   Kahve Paris’e Moda , Viyana’ya Harp ganimeti , Londra’ya ilaç olarak girdi kahvenin çekirdeği. 17. asır içerisinde Batı Avrupa’da kahvenin tanınmasına Türk elçileri ile , Türk savaşçıları sebep oldular. Evet sevgili okurlarımız yanlış okumadınız şu andan avrupanın sahiplendiği, ürettiği, geliştirdiği kahveyi onlara ilk sunan Türkler oldu. Ancak Türklerin Avrupa’ya tanıttığı kahve , Avusturya , Fransa , Macaristan ve İngiltere’den önce , Venedik'e girdi. Peki nasıl ? 1683 yılında I. Süleyman ısrarı ve isteği üzerine Viyana Kuşatması başlatıldı fakat Avusturyalılar karşısında başarısız olunca hızla geri çekilmek zorunda kalan Osmanlıların bıraktığı savaş ganimetleri arasında çuvallarla kahve çekirdeği de bulunmaktadır. Halk savaş sonrası bırakılan çuvalların içerisinde ki kahve çekirdeklerini görünce ...

TÜRK KADIN RESSAMLARIMIZ

Resim
    Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "Türk Kadın Ressamlarımız" hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Celile Hikmet (1883 – 1956) Nazım Hikmet’in annesidir. Resimleri kadar, güzelliği ve Yahya Kemal’in aşkı ile dillere destan olmuş kadın ressamımızdır. Fausto Zonaro’dan ders aldı. Portreler, çiçekler, hamamda, çıplak kadınlar tasvir ettiği resimler arasındadır. Mihri Müşfik (1886 – 1954) Sanayi-i Nefise Mektebi’nde yöneticilik yaptı. Özellikle portreleriyle bilinir. Tanınmış kişilerin portrelerini yaptı. Atatürk bunlardan birisidir. Ünlü kadın ressamlarımızdan Hale Asaf’ın teyzesidir. Tevfik Fikret’in ölümü üzerine yüzünün kalıbını alıp maskını yaptı. Bu, Türkiye’de yaptığı ilk mask çalışmasıdır. Son yıllarını ABD’de yalnız ve ressam olduğuna pişman olarak geçirmiştir. Kimsesizler Mezarlığı’na gömülmüştür. Müfide Kadri (1890 – 1912) Osman Hamdi Bey, Salvatore Valeri’den dersler aldı. Natürmortları, manz...