Kayıtlar

YAZI etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ANTİK MISIRIN ÖLÜM SONRASI HİZMETKARLARI

Resim
 Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında "Ölümden sonra ki hizmetkarları" tabi ki Mısır uygarlığına göre  inceleyeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ey Ushabti, eğer çağrılırsan veya ölüler diyarında yapılması gereken herhangi bir işi yapmak için görevlendirilirsen ‘İşte buradayım’ diyeceksin. Antik Mısır hükümdarlarının ölümlerinden sonra hizmetkarlarının kurban edilerek onlarla birlikte gömülmesi, yaygın ama gerçeği tam olarak yansıtmayan bir bilgidir. Bu eksik ve hatalı bilginin popülerliğini Hollywood etkisi olarak açıklayabiliriz sanırım. Mısır bilimciler, Birinci Sülale döneminde hizmetkarların gömülmesi gibi bir uygulamaya dair spekülasyonlar bulunduğu ancak o zaman dahi bunun istisnai bir işlem olduğu konusunda hemfikirler. Ancak Mısır inanışlarında zengin ve önemli insanlara öte dünyada hizmet edilebilmesi için daha ilgi çekici başka bir yol var; hizmetkar heykelcik Ushabti. Eğer dünyanın çeşitli müzelerini gezme fırsatınız...

HAVVA VE LİLİTH

Resim
 Hepinize merhaba sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlerle "HAVVA VE LİLİTH"  hakkında konuşacağız dilerseniz başlayalım. Tek tanrılı inançların çoğunda insanın yaratılış miti aynıdır. Soyun Adem ve Havva’dan geldiğine inanılır. Havva, erkeğine bağlı ve itaatkar bir kadın olarak gösterilmesine rağmen, şeytana uyar ve bilgelik ağacından, yasak olan meyveyi yer. Adem’e de ikram eder. Böylelikle insan, cezalandırılır ve cennetten kovularak yeryüzüne indirilir. Yukarıda yazılı olan atasözünün ikinci bölümünde Yahudiler, erkeklere bu olayı hatırlatır ve iyi kadınlardan kendilerini korumaları gerektiğini söyler. Sanatın beslendiği en önemli konulardan biri olan aşk, yaratılış mitinde iki kadınla karşımıza çıkar. Biri Havva’dır. Diğeri ise, Yahudi atasözünün ilk bölümünde bahsedilen kadın, yani Lilith’tir. Lilith, İ.Ö. 2000’li yıllarda, Sümer yaratılış mitinde ve sonrasında Kabala öğretilerinde karşımıza çıkar. Tevrat’ta ise, kadının ve erkeğin bir...

ÖLÜM KOKULU CELLATLAR

Resim
 Hepinize merhaba sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlerle "Cellatlar"  hakkında konuşacağız dilerseniz başlayalım. Büyük bir devlet olmak istiyorsanız, belirli kural ve kanunlarınızın olmasının yanı sıra bunların iyi işlemesi gerekir. Devletin düzenini korumak içinse, cezalarınız caydırıcı olmalıdır. Bu yazımda kısaca, Osmanlı İmparatorluğu’nda düzeni sağlamada en büyük etkenlerden biri olan, fakat isimleri konuşulmayan cellatlardan bahsedeceğim. Cellatlar, tarih boyunca hemen hemen her imparatorlukta ve krallıkta karşımıza çıkar. Suçluları bazen baltayla, bazen giyotinle, bazen kılıçlarıyla, bazense asarak öldürme görevine sahip olan bu insanlar, Osmanlı İmparatorluğu’nda farklı bir üne kavuşmakla beraber, her zaman merak konusu olmuşlardır. Osmanlı İmparatorluğu’nun temel yönetim prensiplerinden biri, ödül-ceza sistemiydi. Devlet, başarılı bir işe imza atmış görevlilileri ödüllendirir; başarısız olan ya da ihanet edenleri ise, cezalandırı...

HALI VE SECCADELERDE Kİ YAZI SÜSLEMELERİ

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "Halı ve Seccadelerdeki Yazı Süslemleri" hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Türkler tarihin her sahnesinde var olmuştur,  her sahnesinde de geçmişini unutmadan geleceğe de izler bırakarak devam etmişlerdir. Yazıyı keşfettikten ve onu kendi hayatlarının bir parçası halinde getirdiklerinde hayatları değişmeye başladı. Bu olayın üzerine islam dinini kabul etmeleri de eklenince her alanda hem İslamiyeti hem de yazıyı kullanmaya başlamışlar. Bunu da en çok halı ve seccadelerde göstermişler. Bazı eserlerinde bariz, bazı eserlerinde ise gizlice yazıyı değerlendiren Osmanlı sanatçıları, bazen altın tellerle (genelde sure ve ayetleri) bazen de ipek ipliklerle tek tek işlerlermiş. Bizler bu konuda konuşmaktansa sizlere görsel bir şölen yaşatmayı tercih ettiğimizden konumuzu burada kesiyor fotograflar ile sizleri baş başa bırakıyoruz. BİR SONRA Kİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE KIRMIZI DEF...

TÜRK KADIN RESSAMLARIMIZ

Resim
    Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "Türk Kadın Ressamlarımız" hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Celile Hikmet (1883 – 1956) Nazım Hikmet’in annesidir. Resimleri kadar, güzelliği ve Yahya Kemal’in aşkı ile dillere destan olmuş kadın ressamımızdır. Fausto Zonaro’dan ders aldı. Portreler, çiçekler, hamamda, çıplak kadınlar tasvir ettiği resimler arasındadır. Mihri Müşfik (1886 – 1954) Sanayi-i Nefise Mektebi’nde yöneticilik yaptı. Özellikle portreleriyle bilinir. Tanınmış kişilerin portrelerini yaptı. Atatürk bunlardan birisidir. Ünlü kadın ressamlarımızdan Hale Asaf’ın teyzesidir. Tevfik Fikret’in ölümü üzerine yüzünün kalıbını alıp maskını yaptı. Bu, Türkiye’de yaptığı ilk mask çalışmasıdır. Son yıllarını ABD’de yalnız ve ressam olduğuna pişman olarak geçirmiştir. Kimsesizler Mezarlığı’na gömülmüştür. Müfide Kadri (1890 – 1912) Osman Hamdi Bey, Salvatore Valeri’den dersler aldı. Natürmortları, manz...

BALBAL

Resim
  Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "Balballar " hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım... Balballar ; Orta Asya kültüründe insan şeklindeki dikili taşlara denilmektedir. Balbalların tarihi Hun dönemine kadar dayanmaktadır. Ama geçmişte Göktürkler tarafından kullanıldığı kadar çok kullanılmıyordu. Hatta Göktürk dönemi sonrasında da çok yaygın olduğu söylenemez. Göktürk sonrası döneminde işlevleri biraz daha değişiyor ve insanlar Balbalları mezar taşı olarak kullanmaya başlıyorlar.Kronolojik olarak ise en çok 4. ve 5. yüzyıllarda yapıldıkları tespit edilmiştir. Balballar genellikle bir kurgan ya da düz mezar üzerine dikildiği için mezar anıtı olarak adlandırılmışlardır. Orhun kitabelerinde de isimleri Balbal olarak geçer. Bugün Orta Asya’da ise bu taşlara taş baba Sin-Taş ya da Bengi Taş denilmektedir.Balballara ait başka bir ilginç bilgiyi ise 8. yüzyılda Orta Asya’ya misyon gezisi yapan Katolik Rubrukus’dan öğr...

ÇİNİ SANATI

Resim
Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "Çini Sanatı" hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım...   Çini sanatı dünyanın birçok yerinde yapılmakta olan bir süsleme sanatıdır. En temel tabiriyle çini sanatı fayans, porselen, seramik gibi eşyaların üzerine çeşitli figürlerin işlenmesiyle süsleme yapılmasıdır. Çini kelimesi genel anlamıyla Çin’e ait demektir. Bu nedenle Türk tarihine girişinin de Çin kültürüyle yakından alakalı olduğu düşünülmektedir.   Tarihi oldukça eskiye dayanan   ve Türk kültürü ile özdeşleşmiş bir sanat olan çinicilik yazımızın konusu olacak. Çini sanatı yaklaşık bin yıllık bir tarihe sahiptir ve Türk kültürü ile tam anlamıyla özdeşleşmiştir. Eski Türk devletleri çiniciliği yüzyıllarca eşya ve binalarda kullanmışlardır. İlk örnekleri Karahanlılar döneminde olduğu düşünülen çini sanatının kullanımıyla bazı yapı ve eşyaların görüntüleri çok daha etkileyici olmaya başlamış ve hatta çinicilik birçok ...

LINCOLN SUİKASTİ

Resim
Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları; Kırmızı Defterin bu sayfasında sizler ile bir seri başlatıyor, dünya tarihimizde ki suikastleri inceliyoruz. Bu gün Abraham Lıncoln suikasti  ile başlıyoruz. Keyifli okulamalar. Abraham Lıncoln hepimizin bildiği gibi Amerika Birleşik Devletinin başkanlığını yapmış, çok uzun süre devletin iç sorunlarının yanında şahsi sorunlarını ile de başa çıkmaya çalışmıştır. ABD içerisin de ki ırkçılık başta olmak üzere sınıfsal ayrılık, iç savaşı sorunları, kadın erkek sorunlarına derinlemesine çözüm arayan Lıncoln kimi konularda başarılı olsa da bir çok konuda sınıfta kalmıştır. Yaşamı elverseydi eminiz ki geride kalan konuları da hallederdi... Lıncoln siyasi hayatında ki aktifliği ve sorunları özel  hayatıyla dengelemeye çalışmıştır. Gelin görün ki özel hayatının da bir o kadar yoğun olması ona nefes aldıracak tek alan olan   kültür sanat etkinliklerine itmiştir. Özellikle tiyatro izlemeyi , sergi gezmeyi çok seven Lı...