ANTİK MISIRIN ÖLÜM SONRASI HİZMETKARLARI
Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "Çini Sanatı" hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım...
Çini sanatı dünyanın birçok yerinde yapılmakta olan bir süsleme sanatıdır. En temel tabiriyle çini sanatı fayans, porselen, seramik gibi eşyaların üzerine çeşitli figürlerin işlenmesiyle süsleme yapılmasıdır. Çini kelimesi genel anlamıyla Çin’e ait demektir. Bu nedenle Türk tarihine girişinin de Çin kültürüyle yakından alakalı olduğu düşünülmektedir. Tarihi oldukça eskiye dayanan ve Türk kültürü ile özdeşleşmiş bir sanat olan çinicilik yazımızın konusu olacak.
Çini sanatı yaklaşık bin yıllık bir tarihe sahiptir ve Türk kültürü ile tam anlamıyla özdeşleşmiştir. Eski Türk devletleri çiniciliği yüzyıllarca eşya ve binalarda kullanmışlardır. İlk örnekleri Karahanlılar döneminde olduğu düşünülen çini sanatının kullanımıyla bazı yapı ve eşyaların görüntüleri çok daha etkileyici olmaya başlamış ve hatta çinicilik birçok medeniyette sanatsal etkiler bırakabilmiştir. Karahanlılardan sonra Uygur Harzemşahları, Gazneliler de çok yaygın olmasa bile çini sanatına ait eserler bırakmışlardır. Her dönemde kendine has bir şekil alan çinicilik, en parlak ve yaygın dönemlerini Büyük Selçuklular, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşamıştır. Osmanlı’daki çini sanatı genel olarak dini binalarda yani cami ve medreselerde kullanılmıştır. Bu da bize çiniciliğin İslam’a da yakından bağlanmış bir sanat olduğunu göstermektedir.
Fırınlama işlemi sonrasında çini sanatının renkli kısmına git gide daha da yaklaşılmış olur. Bu aşamada kara kalem kullanılarak çizilmiş olan bir beyaz kağıdın çini yüzeyine aktarılması gerekmektedir. Çini sanatında önemli noktalar olan siyah renkle boya desteği ve kobalt ile model kontürleri bu aşamada yapılmalıdır. Buradan sonraki aşama ise tamamen sanatçının zevkine kalmıştır. Çini, uzun zaman isteyen zorlu bir sanattır. Bu tarz zorlu sanatlarda ise üretkenlik oldukça ön plandadır. Sanatçı hayal dünyasını da kullanarak seçeceği renklerle iç zemini boyamaya başlar. Boyama işlemi tamamlanmış olan nesne camsı bir maddeyle kaplanıp pişirilmeye başlanır. Boyama yapılan parçaların ayrı ayrı pişirilmesi ilk pişirme için önemli bir kuraldır. Hemen ardından ikinci bir pişirme aşamasına geçilir. Pişirme işlemleri tamamlandıktan sonra ise çini sanatının püf noktalarından birine geçilir. Bu son nokta pişirilen parçaların soğutulmasıdır. Soğutma, yavaş yapılması gereken bir işlemdir. Hızlı yapılması halinde parçalar kırılacaktır. En başından beri söylediğimiz gibi çini, zor ve sabır isteyen bir sanattır.
BİR SONRA Kİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE, KIRMIZI DEFTER DE KALIN...
Yorumlar
Yorum Gönder