Kayıtlar

osamanlı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

ANTİK MISIRIN ÖLÜM SONRASI HİZMETKARLARI

Resim
 Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında "Ölümden sonra ki hizmetkarları" tabi ki Mısır uygarlığına göre  inceleyeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ey Ushabti, eğer çağrılırsan veya ölüler diyarında yapılması gereken herhangi bir işi yapmak için görevlendirilirsen ‘İşte buradayım’ diyeceksin. Antik Mısır hükümdarlarının ölümlerinden sonra hizmetkarlarının kurban edilerek onlarla birlikte gömülmesi, yaygın ama gerçeği tam olarak yansıtmayan bir bilgidir. Bu eksik ve hatalı bilginin popülerliğini Hollywood etkisi olarak açıklayabiliriz sanırım. Mısır bilimciler, Birinci Sülale döneminde hizmetkarların gömülmesi gibi bir uygulamaya dair spekülasyonlar bulunduğu ancak o zaman dahi bunun istisnai bir işlem olduğu konusunda hemfikirler. Ancak Mısır inanışlarında zengin ve önemli insanlara öte dünyada hizmet edilebilmesi için daha ilgi çekici başka bir yol var; hizmetkar heykelcik Ushabti. Eğer dünyanın çeşitli müzelerini gezme fırsatınız...
Resim
 MARTENİÇKA  Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. "Kırmızı Defterin" bu sayfasında sizleri bir Bulgar geleneği olan "Materniçka" hakkında ki rivayetleri paylaşacağız  dilerseniz başlayalım. Marteniçka aslında "kırmızı ve beyaz" bir ipliğin birbirine dolanması sonucunda oluşan bir bileklik olarak gözükse de altında birden fazla rivayet, dilek, inanç sistemini barındırıyor. Bu rivayetler şu şekildedir: Halk arasında bilinen doğa takvimine göre leylekler şubat ayının sonunda göç için yola çıkıyor ve leyleklerin göç için yola çıkması baharın gelişinin bir göstergesi kabul ediliyor. Mart ayında beyaz ve kırmızı iplerle hazırlanmış bu süsler ve bileklikler sağlık, iyilik ve bereket dilekleriyle bileklere bağlanıyor ve ay boyunca bileklerden çıkarılmıyor. Mart ayı içinde yılın ilk leyleği görüldüğü zaman bileklerden çıkarılarak meyve veren bir ağaca bağlanıyor. Aynı zamanda mart ayında leylek görülürse marteniçka takılırken dilenen dileklerin g...
Resim
 ACI ÇİKOLATA Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri "Kırmızı Defterin" bu sayfasında yediden yetmişe hepimizin tadına, kokusuna, dokusuna aşina olduğumuz çikolatanın, yaramaz kardeşi "acı çikolata" ile tanıştıracağım. İsterseniz başlayalım.. Çikolata her ne kadar çocukların hayat kaynağı olsa da acı çikolata değil çocukların yetişkinlerin bile el sürmek istemeyeceği kıvamdaymış eskiden. Tahmini olarak 1937 yıllarında Amerikan Ordusu'nun savaşlarda en aktif olduğu yıllardır. Savaşta ki askerlere de sürekli enerji verecek, tok tutacak, besin değeri yüksek, taşınabilir yiyecekler bulmak oldukça zormuş. İşte bu noktada Yüzbaşı Paul Logan hem yukarıdaki maddeleri eksiksiz yerine getirecek hem de "keyif için değil ihtiyaç için" yenilecek bir çikolata üretilmesi fikri ile Amerika'nın ünlü çikolata üreticisi Hershey ile iletişime geçmiş, ve tam da istedikleri gibi çikolatalar üretmeye başlamışlar. Netice ürettikleri çikolata öz...
Resim
 NEDEN İNSANLAR YÜRÜMEYİ BIRAKTI? Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri “Kırmızı Defterin” bu sayfasında insanların bir anda neden yürümeyi bıraktıklarını ne oldu da "taşıt" kavramını bu kadar sahiplendiklerini, aslında tüm sorularımızın tek bir cevapta nasıl toplandığını anlatacağım. Haydi başlayalım..  Evet sevgili okuyucularımız, sol tarafta gördüğünüz "yuvarlak" cisim tüm insanlık tarihi değiştirmekle kalmıyor, insanları dünyaya geldiğinden bu zamana kullandıkları en büyük işlevlerinden biri olan "yürüme" kavramını da ortadan kaldırıyor. Az önce "yuvarlak" olarak betimlediğimiz ama yaygın kullanım adı ile "tekerlek" keşfedildiği ilk zamanlarda maalesef yuvarlak değil bilhassa "kare" idi. Fakat kare bir tekerleğin kullanımı oldukça zor olduğu için insanoğlu kare tekerleklerimizi yontarak günümüzde ki formuna getirmişlerdir. Hadi biraz daha derinlerine inelim şu tekerleğin : Günümüzde hayatımızı kol...
Resim
 KAPI TOKMAKLARININ GİZEMİ Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Sizleri "Kırmızı Defterin" bu sayfasında Osmanlı Döneminden günümüze kadar gelen çok ince ayrıntıları ve naiflikleri içinde saklayan bir uygulamadan bahsedeceğim. Kapı tokmakları... Köylerden geçerken, ya da turistik ziyaretleriniz için gittiğiniz yerlerde ki kapılara dikkatli baktınız mı? Eğer baktıysanız bazı kapılarda iki tokmak olduğunu ve tokmakların çok süslü olduğunu fark etmiştirsiniz. İşte bunun nedeni Osmanlı Devletidir sevgili okuyucularım. Osmanlı Devletinin İslam Kültürü ve Osmanlı Medeni Hayatını harmanladığı bir gelenektir aslında. İslam kültüründe aile kavramı şeffaf olunmaması gereken bir konumdadır. Kadınlar (Osmanlı Döneminde) genellikle evlerinde olurlar, avlularında çocukları oyun oynarken onları izler, meyve ağaçlarının ve sebzelerinin yanında zaman geçirirler veyahut gelen kadın misafirleri ile avluda zaman geçirirlermiş. Eski zamanlarda kadınların evdeki kılık kıyafetle...