Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında "Ölümden sonra ki hizmetkarları" tabi ki Mısır uygarlığına göre inceleyeceğiz. Dilerseniz başlayalım... Ey Ushabti, eğer çağrılırsan veya ölüler diyarında yapılması gereken herhangi bir işi yapmak için görevlendirilirsen ‘İşte buradayım’ diyeceksin. Antik Mısır hükümdarlarının ölümlerinden sonra hizmetkarlarının kurban edilerek onlarla birlikte gömülmesi, yaygın ama gerçeği tam olarak yansıtmayan bir bilgidir. Bu eksik ve hatalı bilginin popülerliğini Hollywood etkisi olarak açıklayabiliriz sanırım. Mısır bilimciler, Birinci Sülale döneminde hizmetkarların gömülmesi gibi bir uygulamaya dair spekülasyonlar bulunduğu ancak o zaman dahi bunun istisnai bir işlem olduğu konusunda hemfikirler. Ancak Mısır inanışlarında zengin ve önemli insanlara öte dünyada hizmet edilebilmesi için daha ilgi çekici başka bir yol var; hizmetkar heykelcik Ushabti. Eğer dünyanın çeşitli müzelerini gezme fırsatınız...
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
DÜNYANIN EN GENİŞ BEŞ DEVLETİ
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
-
Herkese merhaba sevgili kırmızı defter okuyucuları. Kırmızı defterin bu sayfasında sizler ile "DÜNYANIN EN GENİŞ BEŞ DEVLETİ" hakkında konuşacağız. Dilerseniz başlayalım...
Dünyanın oluşumundan bu yıla kadar milyarlarca devlet kurulmuştur. İrili ufaklı kurulan bu devletler zamanla yok olmuş ya da kendi evrimini tamamlayarak yeni halleriyle tarih sahnesine çıkmışlardır. Sınırları sayesinde güçlerini gösteren bu devletlerden en geniş sınıra yayılanları mercek altına alacağız bu gün dilerseniz başlayalım.
1) Britanya İmparatorluğu - 33.7 milyon
Birleşik Krallık tarafından yönetilen sömürgeler, protektoralar, mandalar ve diğer bağımlı bölgelerden oluşan imparatorluktu. 16. ve 17. yüzyıllarda Birleşik Krallık tarafından kurulan deniz aşırı sömürgeler ve ticaret merkezleri olarak başlamıştır. En güçlü döneminde dünya tarihinde en geniş topraklara sahip olmuş imparatorluktu, bir yüzyıl boyunca dünyanın en önde gelen küresel gücü idi. 1922'de 458 milyon kişi, yani dünya nüfusun dörtte biri, Britanya İmparatorluğu'nun egemenliği altındaydı.
2)Moğol İmparatorluğu - 33 milyon
1206 yılında Cengiz Han tarafından kuruldu. Kısa zamanda her yönde genişleyerek dünyanın %22'sine yayılmış, 33 milyon km2 den fazla bir alanı kapsayan ve tarihin bitişik sınırlara sahip en büyük imparatorluğu oldular. En geniş döneminde 100 milyondan fazla kişiyi topraklarında barındırıyordu. İmparatorluğun bu denli geniş olması batı ile doğuyu birleştirmiş bu sayede İpek ve Baharat yollarında ticaret yapmak güvenli olmuş ve Pax Mongolica denilen barış dönemini başlatmıştır.
Beş kıtada toprağı olan, dünyanın ilk küresel imparatorluğudur. İspanyol İmparatorluğu, İspanya veya İspanya hükümdarları tarafından fethedilen, miras kalan veya el konan arazileri kapsar. Bu arazilere Kuzey ve Güney Amerika’nın geniş kesimleri de dahildir. Hak iddia edilen ancak hiç ele geçirilemeyen topraklar da mevcuttur.
5 ) Emevîler - 15 milyon
Dört Halife Dönemi’nden (632-661) sonra Müslüman Arap İslam Devleti'ne egemen olan hanedan. Ali bin Ebu Talib’nin 661’de öldürülmesinden sonra başa geçen Emevîler, 750’de Abbâsîler tarafından yıkılıncaya değin hüküm sürdüler.
BİR SONRA Kİ YAZIDA GÖRÜŞMEK ÜZERE. KIRMIZI DEFTER DE KALIN.
Hepinize merhabalar sevgili Kırmızı Defter okucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında biraz ağzımız tatlansın diye düşündük ve Osmanlı şekerlerinden bahsetmek istedik. Dilerseniz başlayalım… Osmanlı devletinde şeker çok önemli bir yere sahipti. Bunun nedeni şekerin oldukça pahalı olması ve genelde devlet büyüklerinin sert ve zor geçen divan toplantıları sonrasında “ağızları tatlansın” amacıyla dağıtılırdı. Halk ? Evet ya halk. Halk maalesef ki şekeri belirli zamanlarda kullanılırdı. Bunun bir nedeni ekonomik bir nedeni ise bulunmasının zorluğuydu. Osmanlı hanedanlığı bu durumu tatlı bir adet-gelenek haline getirmek için çalışmış. Şeker dönemi denilen bir gelenek bulmuşlardır. Sarayda güzel bir haber geldiğinde, şehzade doğurulduğunda ya da sultan güzel bir fetih yaptığında saray da renk renk şekerler yapılır, halka ve sarayın haremine dağıtılırmış. Ama her şeker değil. Osmanlı devletinin ilk zamanlarında sadece sultana özel olan “rahat-i halküm” adı verilen bu şekerlenin halk tara...
Hepinize merhaba sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlerle "Afrika da ki kadınların değişik güzelliklerini" konuşacağız dilerseniz başlayalım. Coğrafyalar değiştikçe insanların beğenileri, güzellik algıları da değişmektedir. Günümüzde kadın ya da erkeklerin hoşlandığı kişileri kendilerine çekmek için kullandıkları sözde "güzellik algıları" eski zamanlarda farklı amaçlar için kullanılıyormuş. Kadınların obje olarak görüldüğü, köle olarak satıldıkları dönemlerde güçlü, çevik insanların coğrafyası olan Afrikaya gözler dikilmiştir. Avrupalıların köle olarak insan satın aldığı dönemlerde, Afrikalı kadınlara büyük ilgi duyuluyormuş. Topraklarından ayrılmak istemeyen kadınlar ise kendilerini çirkinleştirerek, "seçilen" olmamaya çalışırlarmış. Kimisi dudağının iç kısmına jilet koyar, kimisi alt dudağına belirli çaplarda halkalar takar, kulak memelerini keser ya da vücutlarına ateşle şekiller çizerlermiş. Bazı kabileler ise kadı...
Hepinize merhaba sevgili Kırmızı Defter okuyucuları. Kırmızı Defterin bu sayfasında sizlerle "Moğolların Meryeminden " bahsedeceğiz dilerseniz başlayalım. Maria Komnini Paleologina Diplovatacina 1252’de Küçük Asya’nın Iznik şehrinde doğdu. Önemli bir generalin gayri meşru kızıydı. Imparatorluğu, onu ele geçirmiş olan ve nefret edilen haçlılardan geri almayı konuşan ve 1261 de Altın Kapı’dan geçen sekizinci Mihail Paleologu’nun kızı. O zamanlar, Iznik’te elli yedi sene aralıksız devam eden sürgünden sonra Mihail, Bizanslıların Konstantinopolis’lerine geri dönmelerine rehberlik etti, haçlıları perişan hale getirdikleri şehirden sınır dışı etti ve Doğu Roma Imparatorluğu (Bizans ) yeniden ortodoksluk havasını soludu. Ancak Maria Komnini, memleketinin yeniden inşaasından zevk almaya uzun yıllar nail olamıyor. Babası diplomatik nedenlerle, henüz oniki yaşındayken, onu gelin olarak Asya’nın uzak yerlerine gönderme kararı aldı. Cengiz Han’ın torunu v...
Yorumlar
Yorum Gönder